- Research Article
- 10.18691/kulturveiletisim.1839502
Bir Özyaşamsal Anlatı Aracı Olarak Performans Sanatı: Fatoş İrwen’in Performanslarında Kültürel Kimlik Temsilleri
- Mar 30, 2026
- Kültür ve İletişim
- Özlem Örçen
1960’lı yıllarda toplumsal dönüşümlerin hız kazanmasıyla birlikte yükselen feminist hareketler kadınların kamusal alandaki görünürlüğünü artırmış, kavramsal sanatın gelişimiyle etkileşim içinde sanatın düşünsel yönelimlerinin köklü biçimde dönüşmesine katkıda bulunmuştur. Bu dönemde bedenin, eylemin ve sürecin merkezde olduğu performans sanatı, temsil hiyerarşilerini sorgulayan politik bir ifade alanı olarak öne çıkmış, sanatçının doğrudan varlığına dayandığı için kişisel deneyimi görünür kılan bir pratik haline gelmiştir. Aynı yıllarda özyaşam anlatıları(otobiyografiler), öznel deneyimlerin politik bir söylem kurma aracı olarak değerlendirilmesiyle feminizmin güçlü biçimde sahiplendiği bir stratejiye dönüşmüştür. Öznelliği, kişisel hafızayı ve deneyimi temel alan bu anlatılar, performansın bedensel ve süreçsel özellikleri ile birleştiğinde kişisel olanla toplumsal olanı kesen ilişkisel bir ifade zemini yaratmıştır. Bu zemin bireysel ve toplumsal kimliklerin görünür olduğu bir alan oluşturmaktadır. Bu doğrultuda bu çalışmada performans sanatında özyaşamsal anlatı ile kültürel kimlik temsilleri arasındaki ilişki incelenmektedir. Araştırma, performans sanatının anlatı kurma olanaklarını, özyaşamsal deneyimlerin aktarılmasında nasıl işlediğini ve bu süreçte kültürel kimliklerin nasıl temsil alanı bulduğunu sanatçı Fatoş İrwen’in performansları üzerinden ortaya çıkarmayı amaçlamaktadır. Nitel yönteme dayanan çalışmada feminist etnografi yaklaşımı çerçevesinde sanatçı ile derinlemesine görüşme gerçekleştirilmiş, veriler özyaşam anlatıları perspektifi ile betimsel olarak analiz edilmiştir. Çalışma performans sanatının, özyaşamsal anlatı olanakları açısından elverişli bir alan sunduğuna ve sanatçıların performansları aracılığıyla kültürel kimliklere dair temsilleri yeniden ürettiklerine vurgu yapmaktadır.
Read more